9 Haziran 2015 Salı

Kısa Kısa: Doğrusal(Gerilim) Regületör Nedir ?

Elektronik cihazlar 5V, 9V, 12V, 15V gibi çeşitli DC gerilim seviyelerine ihtiyaç duyarlar. Bu gerilim seviyeleri genelde standart AC çıkış gerilimi olan 220V rms’dan step-down trafoyla makul bir AC seviyeye daha sonra rektefe devreleri ile regüle edilerek DC’ye çevrilir. Bu DC gerilim yine çoğu cihaz için uygun seviyede veya standartta olmayabilir ve tekrar yukarıdaki gibi bir gerilim seviyesine indirgenmesi gerekir. Bu dönüşümü gerçekleştiren elektronik devrelerden biri de doğrusal tüm devre doğrultuculardır.


Doğrusal regülatörler basitçe bir güç transistörü, bu transistörü süren bir OP-AMP komparetör (hata yükseltgeci) ve bir referans gerilimden oluşur. Çıkıştaki R1 ve R2 direçleri OP-AMP ile birlikte bir evirmeyen (non-inverting) yükselteç oluştururlar. Bu tip bir yükseltecin çıkış gerilimi evirmeyen girişine uygulanan referans gerilimin (1 + R2/R1) katıdır. Sadece bu şekliyle bile herhangi bir referans gerilimi için yukarıdaki transfer fonksiyonu kullanılarak istenilen çıkış gerilimi elde edilebilir. Ancak OP-AMP’ların çıkış akımları güç uygulamarı için yetmez, bu yüzden OP-AMP’lerin çıkışında bir emitör takipçi güç transistörü kullanılarak akımın transistör üzerinden akması sağlanır. Bu şekliyle OP-AMP, bir transistör sürücü devresi işlevi görür ve çıkış gerilimi istenilen değerde sabitlenmiş olur.


Yükteki değişmeler çıkış geriliminde düşümlere veya yükselmelere neden olabilir. Bu durumda OP-AMP’in giriş uçları arasındaki hata farkı artar. Bu fark pozitif veya negatif olmasına bağlı olarak transistör kanallarını açıp kapayarak daha fazla veya az akım geçmesini sağlar. Böylece çıkış, kapalı bir kotrol döngüsüyle istenilen gerilim seviyesinde tutulur. Giriş ve çıkış kapasitörleri ise filtreleme amaçlıdır.

Doğrusal regületörler gerilim farkının çok fazla olmadığı durumlarda tercih edilir. Gerilim farkı arrtıkça transistör üzerindeki gerilim düşümüde artacağından güç kaybı oluşur ve verimlilik düşer. Gerilim farkının yüksek olduğu uygulamalarda ise anahtarlamalı güç kaynakları tercih edilirler. 



8 Haziran 2015 Pazartesi

Kısa Kısa: Elektrik Şebekesi Nedir ?

Elektrik enerjisinin elektrik üretim merkezlerinden (barajlar, termik ve doğal gaz santralleri, güneş ve rüzgar enerjisi santralleri, jeotermal santraller vs) bu enerjinin kullanıldığı şehirlere kadar dağıtılıp evler, sanayi merkezleri ve fabrikalara kadar iletildiği havai ve yer altı hatlarından oluşan enerji ağına elektrik şebekesi denir. Şebeke elektrik üretim, iletim ve dağıtım olarak 3 ana kısımdan meydana gelir.


Üretilen düşük gerilimli (400 V – 1000 V) elektrik güç trafoları ile yüksek gerilim seviyesine (50,000 V - 300,000 V) çıkarılır. Bu sayede uzak mesafelere iletimden kaynaklanan kayıplar en aza indirilmiş olur. Bu yüksek gerilim iletim hatlarıyla kilometrelerce taşındıktan sonra şehir merkezlerindeki dağıtım trafolarında orta gerilim seviyesine (4,000 V – 36,000 V) indirilir. Bu gerilim orta gerilim iletim hatlarından direk tipi trafolarda düşük gerilim seviyesine (400 V) indirilerek evlerimize ulaştırılır.


Üretim jenaretörleri, iletim hatları ve trafo merkezlerinden oluşan elektrik şebekesinin sağlıklı bir şekilde işlemesi, ani yük artışlarına ve yük düşümlerine karşı gerilim ve frekans seviyesinin sabit tutulması ve talep edilen enerjinin kesintisiz sağlanması elektrik güç sistemleri mühendisliğin çalışma alanlarıdır. Yeni kurulan şehirlerin yük profillerinin çıkarılması, gelecek enerji ihtiyacı tahminlerinin yapılması ve eğer gerekiyorsa yeni üretim merkezlerinin ne büyüklükte ve nereye kurulacağının belirlenmesi ve tüm bunların var olan şebeke sistemine nasıl entegre edileceği de bu alandaki mühendislik çalışmalarını kapsar.



Kısa Kısa: Kapalı Döngü Kontrol Nedir ?

Kapalı döngü kontrol, bir sistemin çıkış değerlerinin istenilen (referans) değerde olup olmadığını çıkışı ölçüp girişle karşılaştırarak karar veren ve eğer aynı değilse giriş ve çıkışı aynı seviye getirmeyi amaçlayan yönteme verilen isimdir. Çıkışı tekrar girişe götürerek bir geri besleme döngüsü oluşturduğu için bu ismi almıştır. Açık döngü kontrole göre sistemlerin sürekli kararlı ve istenilen noktada çalışmasını sağladığı için kontrol mühendisliğinde oldukça popülerdir.


Çevremizdeki çoğu sistem bu kontrol yöntemi ile çalışır. Klimaların ve kombilerin sıcaklık sabitleme üniteleri, arabalardaki hız sabitleme (cruise control) sistemleri, füze ve roketlerdeki hedefe kitlenme mekanizmaları ve çok daha karmaşık çoğu sistemde kapalı döngü kontrol kullanılır. Değişen tek şey ölçülen ve karşılaştırılan verilerin türüdür. Sıcaklık, hız, kimyasal miktar, ışık, basınç, kuvvet gibi fiziksel büyüklükler genelde elektriksel büyüklüklere çevrilerek döngü içerisinde gerekli işlemleri yapmak için bir mikro denetleyici (controller) ile işlenir. İşlenmiş verilerse tekrar fiziksel dönüştürücülerle (actuators) dış ortalama verilerek döngünün tamamlanması sağlanır.


Kapalı döngü elle yapılan manuel kontrolün bilgisayarlarla otomatik bir şekilde yapılmasıyla da açıklanabilir. Bu durum işlem odasının sıcaklığını gözlemleyip ısı üretecinin vanasını gerektiğinde açıp kapayarak sıcaklığı bir seviyede tutmaya çalışan bir operatöre benzetilebilir. Burada operatör hem çıkıştan(oda sıcaklığı) veri alan hem de bu veriyi işleyip kontrol eden(vana açıp kapama işlemi) bilgisayar olarak düşünülebilir.




Kısa Kısa: Örnekleme(Sampling) Nedir ?

Örnekleme, bir sürekli sinyal olan analog işaretin belli aralıklarda kaydedilerek sayısal sinyale dönüştürülme işlemidir. Analog işaretin kaydedilme sıklığı örnekleme frekansını gösterir. Sinyalin kayıpsız bir şekilde analog dünyaya tekrar dönüştürülmesi için örnekleme hızının sinyalin değişim hızından iki kat yüksek olması gerekir. Buna Nyquist oranı denir.

Örnekleme zaman ekseninde bir niceleme (quantization) olarak düşünülebilir. Bir akustik dalga olan ses, mikrofonda elektik gerilimi varyasyonlarına dönüştürüldükten sonra arayüz cihazları (ses kartları vs) tarafından örneklenir. Örneğin CD’lerde kullanılan örnekleme, insanın duyma ses frekansı sınırı olan 20,000 Hz’ün yaklaşık  iki katı 44,100 örnek/saniyede ve 16 bit kelime uzunluğunda yapılır. Bu değer analog sinyalden saniye 44,100 örnek alınması ve her örneğin dijital ortamda 16 bit ile gösterilmesi anlamına gelir.


Örnekleme, yapılan dijital kaydın kalitesini belirler. Daha yüksek frekansta yapılan örneklemeler analogtan dijitale daha kaliteli bir dönüşüm sunarken veri boyutu bakımından ise oldukça fazla yer kaplayacaklardır. Ayrıca bir sinyal tekrar analog ortama verilerin (D/A) yine örneklendiği frekanstan verilmelidir. Aksi takdirde kendi frekansından daha düşük bir frekansta çalınırsa (ses için) yavaşlama, yüksek bir frekansta çalınırsa seste hızlanma görülür.




7 Haziran 2015 Pazar

Kısa Kısa: CSS Nedir ?

Cascading Style Sheets (Basamaklı Stil Şablonları), HTML sayfalarının toplu ve organize bir şekilde stillendirilmesi için geliştirilmiş bir web teknolojisidir. CSS sayesinden web sayfaları için toplu stil şablonları oluşturmak veya bağımsız olarak nesnelerin font, renk, boyut vs gibi özelliklerini html kodundan ayrı  ve bağımsız düzenleyebilmek mümkün hale gelmiştir.


CSS, web tasarımının HTML ile birlikte kullanılan önemli bir ögesidir. Üçüncü sürümü ile birlikte eskiden web tasarımcılarının flash ve photoshop kullanarak hazırladıkları çoğu grafik, stil, animasyon, hareket ve dinamizmi Javascript ve Jquery diğer gibi web teknolojileri ile birlikte kolay ve çok daha hızlı bir şekilde sadece kod ile hazırlanmasına imkan sağlamıştır.

CSS, HTML taglarını genel ve özel tanımlamalarla stillendirerek web tasarımcılarına istenilen zamanda web sayfasının içeriğinden bağımsız olarak tasarımını değiştirme imkanı sunar. Böylece aynı şablonun binlerce farklı tasarımla kullanılmasını sağlayarak daha hızlı, ekonomik ve göze hoş gelen web sayfalarının oluşturulmasını kolaylaştırmıştır.




Kısa Kısa: HTML Nedir ?

HTML, web sayfalarındaki içeriklerin (yazı, resim, link, form vs) sayfa açıldığında nasıl gösterileceğini düzenleyen bir biçimlendirme dilidir.  Bir html sayfası, “tag” denilen ve sayfa içerisindeki nesneler ve sayfa özellikleri için belirlenmiş özel etiketlerden oluşur. HTML, bir programlama dili değildir, istemci tarafında web tarayıcı tarafından yorumlanır. Bu nedenle web tasarımdan kastedilen web programlamadan farklı olarak genelde sayfanın HTML içeriğidir.


İlk web sunucusu 1989 yılında World Wide Web’in yaratıcısı Tim Berners Lee tarafından CERN’de NeXT marka bir bilgisayarda kurulmuştur. İnternetteki ilk web sayfası olarak bilinen site ise şu an da http://info.cern.ch/hypertext/WWW/TheProject.html adresinden tekrar görülebilir.


Günümüzde HTML standartları W3C tarafından belirlenmektedir. İstemci ve sunucu tabanlı diğer web teknolojileriyle daha uyumlu çalışması ve daha dinamik web sayfalarının oluşturulması için sürekli geliştirilen HTML’in son sürümü ise HTML5’tir.